UMUT KUŞLARI

17/6/2009 - Beni övme sözlerini bırakınız, gelecek için neler yapacağız onları söyleyiniz.! MUSTAFA KEMAL ATATÜRK


           





"İnsaf ve merhamet dilenmekle millet işleri görülemez; millet ve devletin şeref ve bağımsızlığı elde edilemez, insaf ve merhamet dilenmek gibi bir kural yoktur. Türk milleti ve Türkiye'nin çocukları, bunu bir an akıldan çıkarmamalıdır.!"



MUSTAFA KEMAL ATATÜRK




 
 
TOLTEK BİLGELİK KİTABI NDAN
 
 
 
Gündelik insan ilişkilerine baktığımızda sözümüzle birbirimizi ne kadar çok kırdığımızı bir düşünün.Birbirimizi bu kara büyü sözlerimizle ne kadar büyülediğimizin farkında bile olmayız. Sarfettiğimiz o kara büyülü sözlerle karşımızdakine duygusal bir zehir akıttığımızında farkında olmayız.
Günümüzde insanlar,hiç günahsız söz kullanmıyorlar. Sözümüzde hiç günahsız değiliz. İnsan ilişkilerimizde sözümüzü özenli bir seçicilikle kullanmak yerine, sadece cehennemde zebanilerin kullandığı sözleri kullanıyoruz. Hepimiz sözün gücüne güveniyoruz. Sözün bu gücünü bildiğimiz için sözlerimizi hep karşımızdakine küfretmek, suçlamak, utandırmak, yok etmek için kullanıyoruz. Bazen sözü doğru kullandığımızda oluyor. Ama ne yazık ki sık değil.Genellikle sözü bireysel zehirimizi karşımızdakine akıtmak için kullanıyoruz. Kızgınlığımızı
kıskançlığımızı, çekememezliğimizi ve nefretimizi ifade etmek için kullandığımız bu günahlı sözler aslında bizi birbirimizden uzaklaştırmakla kalmıyor, hem karşımızdakini, hem kendimizi aşağılara çekmiş oluyoruz. Böylece hem karşımızdakini hem kendimizi zehirlemiş oluyoruz. Bazende sadece haklı çıkmak adına,  başkalarının bakış açılarımızı desteklemelerini sağlamak adına yalan söyler, dedikodu yapar, biri hakkında zehir saçarız. Oysa bunu yapmakla farkında olmadan kendimizide zehirler mutsuz ederiz.
 
Bir toltek atasözü "mutsuzluk arkadaş arar"der. Kendimiz mutsuz olunca başkalarınında mutsuz olmasını isteriz.
Eğer kendimizle bir anlaşma yapar, "ben hiç kimseye günahlı söz kullanmayacağım" diye söz verirsek ve bunu kavrarsak önce kendimizle olan ilişkilerimizde değişiklik olacak, yaşamımızda olabilecek değişimleri görmeye başlayacağız. Önce kendimizle, sonra diğer insanlarla, özellikle sevdiğimiz kişilerle olan ilişkilerimiz derinden farklılaşır. Bu anlaşmayı benimser ve sözümüzü özenle seçersek bir süre sonra zihnimiz kıskançlık, nefret, birini aşağılama, suçlama,utandırma, küfür gibi zehir taşıyan duygulardan arınacak bu durum kedimiz, köpeğimizle dahi kuracağımız iletişimde kendini gösterecektir. Sözlerimize göstereceğimiz dikkat ve özen bize bir şey daha kazandıracaktır.
 
Bağışıklık.
Başkalarının negatif telkinlerine,yalanlarına, günahlı sözlerine karşı bağışıklık kazanacak bunlardan etkilenmez hale geleceğiz.
 
Siz sözlerinizde saflığı ve gerçeği ifade ettiğiniz sürece zihnimiz sadece sevgiden gelen sözleri algılayacaktır. Kendimizi mutlu ve huzurlu hissedeceğiz. Sevgi tohumları gelişecek,gelişen sevgi tohumları korku tohumlarını yok edecektir. Sadece bu 1.anlaşma bile sizi büyük başarılara,bolluk bilincine doğru götürecek,hayatımızı bütünüyle değiştirecektir.
Bize cehennem içinde dahi cenneti yaşatacaktır.
 
Önce kendimizden başlayalım. İnsan kendisiyle sürekli konuşan varlıktır. Çoğu kez kendimize şu sözleri söyleriz.
"Oh, şişman görünüyorum, çirkinim,yaşlanıyorum, saçlarım dökülüyor, aptalım, hiçbir şeyi anlamıyorum, budalanın tekiyim, başarısızım". Bu sözleri kendimize bile söylememiz anlaşmayı bozar. 
 
Çünkü bu sözler kendi zihnimizde taşıdığımız zehiri kendi içimize akıtmaktan başka bir şey değildir, kendimizi reddediştir ki bu ölümcül günahtır, kişiyi ölüme götürür. Ne kendimize ne başkasına kötü söz kullanmayacağım diye söz vermek bile zehirden arınmaya, sevgi tohumlarının yeşermesine bir başlangıçtır.
 
Dört Anlaşma
TOLTEK BİLGELİK KİTABI
Don MİGUEL RUİZ
Türkçesi Nil GÜN
Ötesi Yayıncılık

 
 
 
 
 
 
 
2009 el kitabı

Limiti koyan zihindir. Zihin bir şeyi yapabileceğini kestirebildiği kadar başarılı olur. Yüzde 100 inandığın süre here şeyi yapabilirsin.

ARNOLD SCHWARZENEGGER

 

Nereye gittiğini bilen kişiye yol vermek için dünya bir yana çekilir.

STAR JORDAN

 

Büyük adamlar olmazsa hiçbir şey başarılamaz. İnsanlar da ancak karar verirlerse büyük olabilirler.

GAULLE

 
 
Bağlantı

19/5/2009 - Ulusun bağımsızlığını, yine ulusun kesin kararı ve direnişi kurtaracaktır.! MUSTAFA KEMAL ATATÜRK


           




Başarılarda gururu yenmek, felaketlerde ümitsizliğe direnmek lazımdır.!
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK


       
 
19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA VE GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI KUTLU OLSUN.!


 
 
 
Vatan imar istiyor, zenginlik ve refah istiyor, bilim ve ustalık, yüksek uygarlık, hür düşünce ve hür yaşayış istiyor.!
 
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
 
Her Türk ferdinin son nefesi, Türk milletinin nefesinin sönmeyeceğini, onun ebedî olduğunu göstermelidir.!
 
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
 
 


 KADINLAR GİTTİĞİNDE...

Tıklarmısınız... 
http://www.siirparki.com/gusozkart70.html

Prof Dr. TÜRKAN SAYLAN
( 1935 - 2009 )
Saygı ve rahmetle
anıyoruz..
 
3-Ataturk-bayrak

Başarılarda gururu yenmek, felaketlerde ümitsizliğe direnmek lazımdır.!
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
 

Bağlantı

4/5/2009 - Aptalların tatili tembelliktir, bitmez. A.Einstein


            


Türklük, benim en derin güven kaynağım, en engin övünç dayanağım oldu. Kendimi hiçbir zaman Osmanlılığın telkin ettiği başka ulusları öven ve Türklüğü aşağı gören eksiklik duygusuna kaptırmadım.! 

Gerçek kurtuluş ancak cehaletin ortadan kaldırılmasıyla olur. Cehalet kaldırılmadıkça toplum yerinde kalıyor demektir, yerinde duran bir şey ise geriye gidiyor demektir.!
Mustafa Kemal Atatürk

 





Kişi ancak yüreğiyle görebilir. Göz hiçbir şeyin özünü göremez.

Saint Exupery

GÖZ...

Genç bir çift, yeni bir mahalledeki yeni evlerine taşınmışlar.
Sabah kahvaltı yaparlarken, komşu da çamaşırları asıyormuş. Kadın kocasına; 'Bak, çamaşırları yeterince temiz değil, çamaşır yıkamayı bilmiyor, belki de doğru sabunu kullanmıyor' demiş. Kocası ona bakmış, hiçbir şey söylememiş kahvaltısına devam etmiş. Kadın, komşusunun çamaşır astığı gözleyerek her sabah aynı yorumu yapmaya devam etmiş.
Bir ay kadar sonra, bir sabah, komşusunun çamaşırlarının tertemiz olduğunu gören kadın çok şaşırmış. 'Bak' demiş kocasına; 'Çamaşır yıkamayı öğrendi sonunda... Merak ediyorum, kim öğretti acaba. ?
Ben bu sabah biraz erken kalkıp penceremizi sildim' diye cevap vermiş kocası.
Hayat da böyle değil midir.?
Başkalarını izlerken gördüklerimiz, baktığımız pencerenin ne kadar temiz olduğuna bağlıdır. Birini eleştirmeden ve hemen yargılamadan önce kendi zihin durumumuza bakmak ve 'iyi' olanı görmeye hazır olup olmadığımızı fark etmek güzel bir fikir olabilir ...

Alıntı...




Bir şeyin imkânsız olduğuna inanırsanız aklınız bunun neden imkânsız olduğunu ispatlamak üzere çalışmaya başlar. Ama bir şeyin yapılabileceğine inandığınızda, gerçekten inandığınızda aklınız onu yapmak üzere çözüm bulmanıza yardım etmek için çalışmaya başlar.

DR. DAVID J. SCHWART







Laiklik, asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir.!

Mustafa Kemal Atatürk






http://www.bizkackisiyiz.com/

Bağlantı

23/4/2009 - Laik hükümet kavramından dinsizlik manası çıkarmaya çalışan fesatçılara fırsat vermeyiniz.! Mustafa Kemal Atatürk


            


Arka üstü yatmak ve ömrünü çalışmadan geçirmek isteyen insanların bizim toplumumuzda yeri yoktur, hakkı yoktur.!
Mustafa Kemal Atatürk

  















Bağlantı

13/4/2009 - Uzun zaman devam eden bir anlaşmazlık, her iki tarafın da haksız olduğunu gösterir. Voltaire


            


  Ekonomisi zayıf bir ulus, yoksulluktan ve düşkünlükten kurtulamaz; güçlü bir uygarlığa, kalkınma ve mutluluğa kavuşamaz; toplumsal ve siyasal yıkımlardan kaçamaz.!

Mustafa Kemal Atatürk




CANLAR,Kalp 
NASILSINIZ İYİMİSİNİZ.?
DİLERİM İYİLİKLERDESİNİZDİR...Gülümsüyor

BEN Mİ...SEN NASILSIN DEDİĞİNİZİ DUYAR GİBİ OLDUM...
Göz KirpiyorDil
ÇOK TEŞEKKÜRLER DOST AŞKLARIM, HEP SEVGİLERDE GÜN, NÖBETİNDE, YAŞAM KULVARINDA UMUT VE YAŞAM TAKİPÇİSİYİM SİZLER GİBİ DAİM...Kalp

SEVGİLİ CAN KUŞ DOST'LARIMA EN DERİN SEVGİLERİM SAYGILARIMLA...

MELEKLER YOLDAŞINIZ OLSUN CAN KUŞLAR,
ELLERİNİZİ HİÇ BIRAKMASIN ZORDA DARDA,
NEŞEDE BOLDA...MasumKalp

İNCOŞ
ÖpücükKalp




KANUNLAR

Gerçi siz kanunlar koymaktan hoşlanırsınız .

Ama koyduğunuz kanunları çiğnemekten daha çok hoşlanırsınız .

Tıpkı okyanusun sahilinde durmadan kumdan kaleler yapan sonra da bir vuruşta gülerek yıkıveren çocuklar gibi.

Oysa sizler kumdan kaleler yaptıkça okyanus sahile daha çok kum yığmaktadır.

Ve yaptığınız kaleleri yıktıkça okyanus sizlere gülmektedir.

Ama, kendileri için hayatın okyanus ve kul yapısı kanunların da kum kaleler değil, ama, hayatın kaya ve kanunların da bu kayanın üzerine kendi beğenilerini işleyebilecekleri birer keski olduğunu kabul edenlere ne demeli ?

Rakkaselerden nefret eden topala ne denir ki.?

Boynuna vurulmuş boyunduruğu seven ve ormanda gönlünce yaşayan geyiği ve ceylanı serseri sanan öküze ne denir ki ?

Ve dügün şölenine herkesten önce gelip tıka basa karnını doyuran, sonra da yorgun düşüp, başkalarına tüm şölenlerin aykırılık ve tüm şölencilerin de kanun bozucu olduklarını söyleyene ne denir ki ?

Bu gibi kimselerin güneş ışığında durdukları, sırtlarını güneşe dönmüş olduklarını söylemekten başka ne diyebilirim ki ?

Bu gibi kimseler salt kendi gölgelerini görmektedirler ve kendi gölgeleri de kendi koydukları kanunlardır .